Şarkı Çevirileri

The Killers

The Killers – Mr Brightside şarkı sözleri çevirisi

The Killers – Mr Brightside şarkı sözleri çevirisi

 

Coming out of my cage

(Kafesimden dışarı çıkıyorum)

And I’ve been doing just fine

(Ve orada keyfim yerindeydi)

Gotta gotta be down

(Gidip işe koyulmalıyım)

Because I want it all

(Çünkü tamamını istiyorum)

It started out with a kiss

(Hepsi bir öpücükle başladı)

How did it end up like this?

(Nasıl bu hale geldi?)

It was only a kiss, it was only a kiss

(Sadece bir öpücüktü, sadece bir öpücüktü)

Now I’m falling asleep

(Şimdi uykuya dalıyorum)

And she’s calling a cab

(Ve o (kadın) bir taksi çağırıyor)

While he’s having a smoke

(O (adam) sigarasını içerken )

And she’s taking a drag

(ve O (kadın) da bir fırt çekiyor)

Now they’re going to bed

(Şimdi yatağa gidiyorlar)

And my stomach is sick

(ve benim karnım ağrımaya başlıyor)

And it’s all in my head

(Ve hepsi kafamda)

But she’s touching his chest now

(ama O şimdi onun göğsüne dokunuyor )

He takes off her dress now

(Elbiselerini çıkartıyor)

Let me go

(Bırak da gideyim)

And I just can’t look, it’s killing me

(Ve bakamam buna, beni öldürüyor)

And taking control

(ve kontrolü ele geçiriyor)

 

Jealousy, turning saints into the sea

(Kıskançlık, azizleri denize çeviriyor)

Swimming through sick lullabies

(Hasta ninnilerin içinden yüzerek )

Choking on your alibis

(Mazeretlerinde boğuyorum)

But it’s just the price I pay

(Ama bu sadece ödeyeceğim bir bedel)

Destiny is calling me

(Kader beni çağırıyor)

Open up my eager eyes

(İstekli gözlerimi açıyorum)

‘Cause I’m Mr. Brightside

(Çünkü ben Bay Parlaktaraf`ım)

 

I’m coming out of my cage

And I’ve been doing just fine

Gotta gotta be down

Because I want it all

It started out with a kiss

How did it end up like this?

It was only a kiss, it was only a kiss

Now I’m falling asleep

And she’s calling a cab

While he’s having a smoke

And she’s taking a drag

Now they’re going to bed

And my stomach is sick

And it’s all in my head

But she’s touching his chest now

He takes off her dress now

Let me go

‘Cause I just can’t look, it’s killing me

(Çünkü sadece bakamıyorum, beni öldürüyor)

And taking control

 

Jealousy, turning saints into the sea

Swimming through sick lullabies

Choking on your alibi

But it’s just the price I pay

Destiny is calling me

Open up my eager eyes

‘Cause I’m Mr. Brightside

I never

(Ben asla)

I never

(Ben asla)

I never

(Ben asla)

I never

(Ben asla)

 

Written by/Söz: Brandon Flowers, Dave Brent Keuning, Mark August Stoermer, Ronnie Jr. Vannucci

Lil Peep – Sunlight On Your Skin şarkı sözleri çevirisi

Lil Peep’in seslendirdiği, yeni yayınlanıp kısa sürede popülerlik kazanan Falling Down şarkısının orijinal hali olan Sunlight On Your Skin şarkısının şarkı sözleri.

Lil Peep – Falling Down şarkı sözleri çevirisi

Lil Peep’in ölmeden önceki son stüdyo kayıtlarından derlemeler yapılarak ortaya çıkan Falling Down şarkısının şarkı sözleri çevirisi.

Imagine Dragons – Demons şarkı sözleri çevirisi

Imagine Dragons’un 2012’de çıkardığı Continued Silence adlı albümündeki Demons şarkısının şarkı sözleri çevirisi.

Familiar – Agnes Obel şarkı sözleri çevirisi

Familiar – Agnes Obel şarkı sözleri çevirisi

 

Can you walk on the water with I, you and I?

(Senle ben suda yürüyebilir miyiz?)

“Because your blood’s running cold” said the familiar, true to life

(“Çünkü kanınız kıpır kıpır” dedi tanıdık, hayata karşı gerçek)

Can you walk on the water with I, you and I?

(Senle ben suda yürüyebilir miyiz?)

Or keep your eyes on the road and live there familiar, without you and I

(Ya da gözlerinizi yoldan çıkarmayın ve tanıdık olarak yaşayın, ben ve ben olmadan)

It glows with gates of gold, true to life

(Yaşayan altın kapılarla parlıyor, gerçek)

 

And our love is a ghost that the others can’t see

(Ve aşkımız başkalarının göremediği bir hayalettir)

It’s a danger

(Bu bir tehlike)

Every shade of us you fade down to keep

(Her gölgeyi tutmaya devam edersen)

Them in the dark on who we are

(Karanlıkta kim olduğumuz üzerine.)

(Oh what you do to me)

(Oh, bana ne yaptın)

Gonna be the death of me

(Benim ölümüm olacak)

It’s a danger

(Bu bir tehlike)

Cause our love is a ghost that the others can’t see

(Çünkü aşkımız başkalarının göremediği bir hayalettir.)

 

We took a walk to the summit at night, you and I

(Geceleri zirveye yürüyüş yaptık, sen ve ben)

To burn a hole in the old grip of the familiar, you and I

(seninkiyle eski kafamızda bir delik açmak için)

And the dark was opening wide, do or die

(Ve karanlık açıldı, yap ya da ölür.)

Under a mask of vermillion (a million) ruling eyes

(Verilen bir maske altında (bir milyon) yöneten gözler)

And our love is a ghost that the others can’t see

(Ve aşkımız başkalarının göremediği bir hayalettir)

It’s a danger

(Bu bir tehlike)

Every shade of us you fade down to keep

(Her gölgeyi tutmaya devam edersen)

Them in the dark on who we are

(Karanlıkta kim olduğumuz üzerine.)

(Oh what you do to me)

(Oh, bana ne yaptın)

Gonna be the death of me

(Benim ölümüm olacak)

It’s danger

(Bu tehlike)

Cause our love is a ghost that the others can’t see

(Çünkü aşkımız başkalarının göremediği bir hayalettir)

Mana (Ana) – İhsan Eş şarkı sözleri

Mana (Ana) – İhsan Eş şarkı sözleri

 

Gözler (hayata) ilk açıldığında

Işık berraklaşır

Annenin yüzüyle

Yürek ve can dolar

Anam, aklımdasın

 

Ahhh, özlüyorum seni

Elimi Uzatıyorum (anam sana), ahhh, ahhh

Ve seni tuttuğumu

Sanıyorum (öpüyorum seni)

 

Anam dünya senin

Omzunun üzerinde uyur

Seninle gelir hayat

Ve seninle gider yok olur

 

Uşaklar, annemi kaybedişim

Daima aklımda, benimle

Aynı dağlardaki yapraklar gibi

Kuru ve büzüşmüş (gibiyim).

 

Söz: Xristos Antoniadis

Müzik: Xristos Xrisanthopulos

I Just Wanna Make Love To You – Etta James şarkı sözleri çevirisi

I Just Wanna Make Love To You – Etta James şarkı sözleri çevirisi

 

I dont want you to be no slave

(Köle olmanı istemiyorum) 

I dont want you to work all day

(Bütün gün çalışmanı istemiyorum)

But I want you to be true,

(Ama dürüst olmanı istiyorum)

And I just wanna make love to you.

(Ve sadece seninle sevişmek istiyorum)

Love to you… Love to you…  Love to you…

(Seninle sevişmek… Seninle sevişmek… Seninle sevişmek…)

 

All I want to do is wash your clothes

(Tek istediğim giysilerini yıkamak)

I don’t want to keep you indoors.

(Seni kapılarda bekletmek istemiyorum)

There is nothing for you to do

(Senin yapman gereken bir şey yok)

But keep me making love to you.

(Seni sevmeme izin vermekten başka)

Love to you… Love to you… Love to you…

(Seninle sevişmek… Seninle sevişmek… Seninle sevişmek…)

 

And I can tell by the way you walk that walk

(Diyorum ki, yine o edayla yürüyorsun)

I can hear by the way you talk that talk

(Duyuyorum ki, yine o havayla konuşuyorsun)

I can know by the way you treat your girl

(Kadınına nasıl davranan biri olduğunu biliyorum)

That I can give you all the loving in the whole wide world

(Yine de sana dünyanın en büyük sevgisini besleyebiliyorum)

 

All I want you to do is make your bread

(Tek yapmak istediğim sana ekmek pişirmek)

Just to make sure that you’re well fed

(Sadece iyi beslendiğinden emin olmak için)

I don’t want you sad and blue

(Seni üzgün ve kederli görmek istemiyorum)

And I just wanna make love to you.

(Ve sadece seninle sevişmek istiyorum)

Love to you… Love to you… Love to you…

(Seninle sevişmek… Seninle sevişmek… Seninle sevişmek…)

 

And I can tell by the way you walk that walk

(Diyorum ki, yine o edayla yürüyorsun)

I can hear by the way you talk that talk

(Duyuyorum ki, yine o havayla konuşuyorsun)

I can know by the way you treat your girl

(Kadınına nasıl davranan biri olduğunu biliyorum)

That I can give you all the loving in the whole wide world

(Yine de sana dünyanın en büyük sevgisini besleyebiliyorum)

 

Oh, all I wanna do, all I wanna do is cook your bread

(Tek yapmak istediğim, tek yapmak istediğim ekmeğini pişirmek)

Just to make sure that you’re well fed

(Sadece iyi beslendiğinden emin olmak için)

I don’t want you sad and blue

(Seni üzgün ve kederli görmek istemiyorum)

And I just wanna make love to you.

(Ve sadece seninle sevişmek istiyorum)

Love to you… Love to you… Love to you…

(Seninle sevişmek… Seninle sevişmek… Seninle sevişmek…)