Web sitemize hoşgeldiniz, 13 Kasım 2018


Müzik ve Müzik Tarihi

Müzik ve Müzik Tarihi

 

terimi, eski Yunancadaki sözcüğünden kaynaklanmıştır.

 

İki yüz milyon yıllık bir geçmişi olduğu kabul edilen insanoğlu, bir “ses evreni”nin içine doğar, bu ses evreniyle iç içe yaşar ve algıladığı seslerle sürekli etkileşim içinde bulunur.

 

Biyo-psişik, kültürel ve toplumsal bir organizma ola insan, var olduğu çağlardan beri algıladığı sesleri çözümleyip değerlendirmiş ve giderek sesleri bir anlatım biçimine dönüştürmüştür. Seslerle gerçekleştirilen bu anlatım sanatına “müzik” denir.

 

Müzik iki temel ögeyi içerir: Ses malzemesi ve onun insan tarafından değerlendirilmesi. Bu iki öge, müziği hazırlayan “seçme ve yönlendirme” eylemine olanak sağlamıştır. İnsanoğlu böylece sesleri kendi amacına uygun biçimde kullanmayı başarmıştır: “Müzik, belli bir amaç ve yöntemle, belli bir güzellik anlayışına göre işlenerek birleştirilmiş seslerden oluşan estetik bir bütündür”.

 

Yapısal olarak ton yada mod (makam), kültürel evrimle gelişen ses dizilerinden oluşmuştur.

 

Ses dizilerinin sergilediği düzen ise, ton yapılanmasının yazgısıdır. Seslerin kullanım yolları ve biçimleri, ses aralıkları ve ses sitemi gibi müziğe özgü temel nitelikler bu sayede kurallaşmıştır.

 

Müzikte ses zamana bağımlıdır. Çünkü ses, belirli bir süre içinde, bir zaman aralığında var olur. Sesin süresi, ritm ve zaman ölçüsü gibi ilkeye dayanan kurallar getirmiştir.

 

Ses malzemesinin düşünsel değerlendirme süzgecinden geçirilmesi olgusu, çağlar boyunca süregelen bir tarihi, Müzik Tarihini sergilemektedir. , özelliği olan nitelikler taşır: Bu tarih, müzik yapma bilincinin, besteleme tekniklerinin, müzik formlarının, akım ya da stillerin, çalgıların, müzik yazılarının vb. tarihidir. Doğal olarak kültür tarihini bir parçasıdır.

 

Müzik tarihi, gelişime katkıda bulunan kişilerin durağan biçimde sergilenmesi değildir. Tarih boyunca gelmiş geçmiş müzikçilerin geçit resmi anlamına gelemez. Önemli olan, gelişimin dinamik akışını göstermek, yaratıcı arayışların gizlerini açıklamaktır. Dahası, müziğin özündeki sorunların nasıl çözümlendiğini gösteren bilgilerin tanıtılmasıdır. Müzikteki çığırlar, kültür ortamıyla müzikçilerin yaratıcılığına ilişkin bütünselliği ve iç bağlantıları sunduğu ölçüde anlaşılır olacaktır. Kısacası, müzik tarihi, çeşitli akım ve üsluplar arasındaki yakınlıklar ve karşıtlıklar içinde geçen devinimi belirtir. Bu devinim sadece müzikçilerin değil, bütün insanlığın paylaştığı bir yücelişi simgeler. İşte onun için geçmişte kalan müzikleri, örneğin Bach’ı, Mozart’ı, Beethoven’i, Brahms’ı, Stravinski’yi severek dinliyoruz. Geçmişten günümüze uzanan müzik yapıtlarındaki yaşam gücünü, duygusallığı, fanteziyi vb. böylece paylaşmış oluyoruz.

 


Kaynak: SAY, Ahmet, Müzik Tarihi

Müzik ve Müzik Tarihi
ŞARKIYI OYLA


  • Genel
  • 28 Haziran 2017 tarihinde eklendi.
  • Yorum Yaz
  • 457 kez görüntülendi

  • Müzik ve Müzik Tarihi
    ŞARKIYI OYLA


Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.